Hükümetin ekonomik performansı arttırmak amacıyla uygulamaya soktuğu kararlara, iktisat politikası (economic policy) denir. Yukarıdaki açıklamalar hesaba katıldığında iktisat politikasının ilk iki amacı, piyasa gücü (eksik rekabet), dışsallıklar, kamu malları ve eksik bilgiden oluşan piyasa başarısızlığını gidermek ve gelir dağılımında adalet sağlamaktır. Bu husus, iktisat politikasının ilk iki amacının kısaca etkinlik ve eşitlik sağlamak olduğu biçiminde ifade edilebilir. Devamını Oku
Piyasa ekonomilerinde, hükümetlerin piyasaya müdahale etmelerini gerekli kılan tek neden piyasa başarısızlığı değildir. Piyasa ekonomilerinde, hükümetler işsizlik ve enflasyon hadlerinin sürekli dalgalanması anlamına gelen iktisadi dalgalanmalar (business cycles) ile mücadele etmek için de piyasaya çeşitli araçlarla müdahale ederler. Piyasa gücü (eksik rekabet), dışsallıklar, kamu malları ve eksik bilgiden oluşan piyasa başarısızlığı mikro iktisatta, iktisadi dalgalanmalar ise makro iktisatta ele alınır. Devamını Oku
Piyasa mekanizması ancak belirli durumlarda sosyal yararın maksimize edilmesini (etkinliği) sağlayamaz. Piyasa mekanizmasının kendi başına etkinliği sağlayamamasına, kısaca piyasa başarısızlığı (market failure) denir.
Piyasa başarısızlığının nedenlerinden birincisi, bir malın satıcılarının malın piyasa fiyatını etkileme gücüne veya kısaca piyasa gücüne (market power) sahip olmalarıdır. Bir malın satıcılarının piyasa gücüne sahip oldukları bir ortamda, piyasa mekanizması sosyal yararın maksimize edilmesini (sosyal yararı maksimize edecek miktarda mal üretilmesini) sağlayamaz. Devamını Oku
İngiliz iktisatçı David Ricardo (1772-1823) tarafından, Politik İktisadın ve Vergilendirmenin Temelleri başlıklı kitapta (1817) ileri sürülen yukarıdaki açıklamalara göre, dış ticaret kapalı ekonomi koşullarında erişilebilir olmayanı erişilebilir kılan bir araçtır. Bu hususa, yani ülkelerin daha düşük fırsat maliyeti ile ürettikleri malların üretiminde ihtisaslaşmak suretiyle refah düzeylerini yukarıdaki açıklamalarda olduğu gibi arttırabilmelerine, kısaca mukayeseli üstünlükler kanunu (law of comparative advantage) denir. Devamını Oku
İktisat, karar birimlerinin (kişilerin ve firmaların) iktisadi davranışlarını analiz eder. İktisatçılar, bu analizi kolaylaştırmak ve sistematik hale getirmek için, alıcıları ve satıcıları bir araya getiren her türlü kolaylık demek olan piyasa (market) kavramını, ürün-mal piyasası, kaynak-faktör piyasası ve varlıklar piyasası diye üç farklı biçimde kullanırlar. Bunlardan ürün-mal piyasası (product-commodity market) ile kaynak/faktör piyasası (resource market), sırasıyla, malların ve kaynakların alıcılarını ve satıcılarını bir araya getiren her türlü kolaylığı ifade eder. Varlıklar piyasası (assets market) ise, para, tahvil, hisse senedi, ev gibi alternatif servet biçimlerinin alıcılarını ve satıcılarını bir araya getiren kolaylıkları ifade eder. Devamını Oku